Konutlarda Enerji Tasarrufu ve Güneş Enerjisinden Yararlanmanın Önemi

Enerji tasarrufu enerji kaynaklarının yüksek etkinlikte kullanımı ve enerji kayıpları ile her çeşit atığın değerlendirilmesi veya geri kazanılması yolu ile enerji tüketiminin ekonomik kalkınma, sosyal refah, konfor koşulları, istenilen performans düzeyi ve kaliteden ödün vermeden enerji ihtiyacının en aza indirilmesidir.

Ülkede enerji açısından gelişmişliğin ideal olma durumu kişi başına enerji tüketiminin yüksek, enerji yoğunluğunun düşük olmasıdır. Kişi başına enerji tüketimindeki artık oranı kalkınma için olumlu bir gösterge olmakla birlikte enerji yoğunluğundaki artış eğilimi ülkemizdeki mevcut ekonomik faaliyetler ve yaşam standardı için harcanan enerji yoğunluğunun azaltılması gereği ortaya koymaktadır.

Enerji yoğunluğunda kısa vadede azalma sağlanması enerji tasarrufu ile olanaklıdır. Ülkemizde konut sektörü enerji tüketiminin önemli bir payını oluşturduğundan, konut sektöründe enerji tasarrufu sağlamaya yönelik teknolojilerin geliştirilmesi önem kazanmaktadır.

Konutlarda enerji tasarrufu ile çok yönlü fayda sağlanabilir; kullanıcıların konfor koşulları sağlanırken enerji maliyetleri de en aza indirilebilir daha da önemlisi çevre sorunlarının azaltılmasına katkı sağlanabilir.

Diğer taraftan konutlarda kullanılan fodil enerji kaynakları bu kaynakların maliyetlerinin giderek artması, kullanımlarının yarattığı çevresel sorunlar karşısında, çevre dostu, temiz, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı zorunlu hale gelmiştir. Yenilenebilir enerji kaynağı olarak güneş gelecekte temel enerji kaynağı olacağı göz önüne alındığında, konutların bu kaynağı kullanan enerji tasarrufunda etkin binalar olarak tasarlanması gerekli hale gelmiştir.

Konutlarda enerji tasarrufunun sağlanmasında en etkili yol, başlangıç aşamasında binaların enerji etkin pasif sistemler olarak tasarlanmasıdır. Binaların yüklendiği başlıca işlevler arasında pasif iklimlendirme (ısıtma, soğutma, havalandırma) işlevine değinmek olanaklıdır. Bu tür işlevi yüklenmelerinden ötürü binalar pasif iklimlendirme sistemleri olma niteliklerini de kazanmaktadırlar. Sözü edilen işlevi optimal düzeyde yerine getiren binalar iklim kontrolünde optimal performans gösterirler. Dolayısıyla, istenen ısıl koşulları yapma iklimlendirme sistemlerine minimum düzeyde takviye edici görev yüklenmesiyle gerçekleştirirler. Yapma iklimlendirme sistemlerine minimum düzeyde görev yüklenmesiyle, enerji kaynaklarının kullanımının ve enerji harcamalarının minimuma indirgeneceği açıktır.

Yazı: Prof. Gül Koçlar Oral – Y. Mimar Anıl Efe
Kaynak: Tasarım Dergisi

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *