Dünya çapında garip, alışılmadık, hatta çılgın mimarî tasarımları ortaya çıkartmak üzere yola çıkan “Unusual Architecture” internet sitesi, “Dünyanın en garip 50 binası” isimli bir liste yayınladı.
Listedeki binaları incelemeye geçmeden önce, peşinen belirtmek isteriz ki, binaların “garip”likleri aynı düzeyde değil. Farklı kaynaklardan derlediğimiz bu toplamada yer alan yapıları yan yana görmenin, ülkemizdeki mimarların görsel repertuarında bir anlamı olacağı kanaatindeyiz.Bir anda herkesin gözüne garip gelebilen ve zaten yapılış amacı da ilgi çekmek üzerine olan, bilindik mimarî kaygılardan çok, vitrin dekoru anlamında düşünülmüş yapılar var bu listede. Tahmin ederiz ki, bunlardan bir bölümünü internette çeşitli sitelerde “şaka mahiyetinde” görmüş olabilirsiniz.
Ancak Kanada Habitat 67, Prag Dancing Building, Manchester Civil Justice Centre, Nakagin Capsule Tower, Guggenheim Museum, Hindistan Bahá’í House of Worship a.k.a Lotus Temple, Kolarado Air Force Academy Chapel, Pekin Ulusal Stadyum, Strasburg Zenith Europe, Londra Gherkin Building, Londra Lloyd’s Building, Tokyo Fuji Television Building, Kaliforniya UCSD Geisel Library gibi yapılar var ki; bunlar “garip” değerlendirmesinden çok, “farklı bir tasarım” olma özelliği taşıyor.
Üstelik “farklı bir tasarım” olma nitelikleriyle, mimarî bir ürün olma özelliklerinden dolayı kendi ardıllarını bile yaratabiliyorlar. Site, en garip binalar listesinin tepesine, Polonya’nın Sopot şehrindeki “The Crooked House”u (Bükük Ev) koyarken, ikinci sırada Almanya’dan “Forest Spiral – Hundertwasser” binası yer alıyor. Listenin bir numarası “The Crooked House”un yerinde, bir zamanlar “Kawiaret” isimli ufak bir kafe bulunuyormuş. Yeni evin yapımına Ocak 2003’te başlanmış; Aralık 2003’te inşaat tamamlanmış. Binanın tasarımında, Jan Marcin Szancer ve Per Dahlberg gibi ünlü yerel illüstratör ve ressamların çizimlerinden faydalanılmış.
Viyanalı sanatçı Friedensreich Hundertwasser tarafından tasarlanan “Forest Spiral”in yapımı, 1998-2000 yılları arasında gerçeklenmiş. Her biri birbirinden farklı 1000 adet penceresi olan yapının, teras, kafe, park yeri, restoran, bar ve oyun alanı gibi farklı fonksiyonları da bulunuyor.
Toplam 105 dairenin bulunduğu yapıda, 1000 pencerenin hiçbiri birbirine benzemiyor. Hundertwasser, tasarımı hazırlarken, kendi belirlediği “gegen die gerade linie / düz çizgiye karşı” bir felsefenin izinden gitmiş. En yüksek noktasında 12 katlı olan yapı, renkleri, detaylara verdiği önemi ve diğer tüm detaylarıyla, gerçekten “garip binalar” listesinde yer almayı hak ediyor.
Üçüncü sıradaki “Torre Galatea” ise, çatısındaki devasa yumurtalarla, ilk bakışta dikkat çekiyor. İspanya’nın Figueras şehrinde bulunan ve Salvador Dali Müzesi olarak işlev gören yapı, ünlü ressamın eşinin adını taşıyor. Dali, 1989 yılında ölene dek bu evde yaşamış. Ressamın mezarı da, müzenin sergi salonunun altında, işaretlenmemiş bir yerde yer alıyor.Daha önce belirttiğimiz gibi, bunların bir kısmı gerçekten garip, bir kısmıysa mimarî başyapıt olarak nitelendirebileceğimiz eserler. Ancak hiç şüphesiz, her birini tek tek incelemek, gerçekten de çok zevkli olabiliyor.
Konunun Kategorileri: Mimarlık, Popüler Mimari Konular








Yazı Hakkında 6 Yorum Bulunuyor
burada çok acaip yapılar,mimari eserler var ben hayretler içerisinde kaldım herkezin gelip bu siteyi ziyaret etmesini isterim bence herkaez gelip buradaki eserleri görsünler
Bir içmimar olarak bu yapıtların sıradışı ve mükemmel olduğunu belirtmek isterım.günümüzde normal yapıları bile sağlam ve fonksyonel olmadığını düşünürsek,bu yapılar bir harika:)
türkiye şartlarına göre ekonomik değil osmanlı yapılarını ve mimarisini takip edin ör. selimiye
BECE HARİKA AMA FOTOŞOP BUNLARIN HEPSİ
iyi mimar düşünen yaradan fark atandır sizde bi şansınızı deneyin belki birşeyler yaparsınız
Yorum