Binalarda Yeni Trend : Yeşil Çatılar

Binalara Yeşil Kalkan

Çatıların bitkilendirilmesi anlamına gelen yeşil çatıların, tarihte bilinen ilk uygulaması Babilliler tarafından, milattan önce 7. yüzyılda yapılan Babil’in Asma Bahçeleri’nde kullanılmıştı. Bugün ise modern mimaride hem yalıtıma olan faydası, hem de iç açıcı görüntüsü sebebiyle tercih ediliyor.

Avusturyalı mimar ve ressam Friedensreich Hundertwasser, 80’li yıllarda açılan Bad Blumau isimli termal otel de dahil, pek çok yeşil çatılı bina tasarlamıştı. Modern mimaride ise mimar Zaha Hadid‘in tasarladığı Bakü’deki Haydar Aliyev Kültür Merkezi’nde ve Norman Foster’ın eseri olan Astana’daki Han Çadırı’nda da yeşil çatı konsepti kullanıldı. Türkiye’de önemli boyuttaki ilk yeşil çatı uygulaması, 1978 yılında Ankara’daki Me-Sa Güneş Sitesi’nde yapıldı ve daha sonra bu uygulama Bahçeşehir’deki villa otoparkları üzerinde de kullanıldı.

Çatıder (Çatı Sanayici ve İşadamları Derneği) Başkanı olan ve Ondüline Avrasya’da Teknik Koordinatörlük yapan Atilla Gürses, Türkiye’de 100 bin metrekareye yakın yeşil çatı uygulaması gerçekleştirdiklerini belirtiyor. Ümraniye’deki Meydan alışveriş merkezi, Kanyon, Plaza Spring Giz, Beşiktaş’taki Four Seasons Hotel, Maltepe’deki Turkcell Genel Merkezi’nde, Ondüline Avrasya’nın malzemeleri kullanılmış. Gürses, “Günümüze kadar Amerika’dan Avustralya’ya, Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar birçok ülkede milyonlarca metrekare yeşil çatı uygulaması yapılıyor” diyor ve ekliyor: “Buna rağmen, dünyadaki yıllık 9,4 milyar metrekare çatı uygulamasının içinde, yeşil çatı uygulamalarının oranı oldukça az.”

Yalıtıma Faydalı, Böceksiz Alanlar

Yeşil çatıların pek çok faydası olmakla beraber, öncelikle kentlerdeki doğal ortam eksikliğini gidermesi açısından tercih ediliyor. Dekoratif açıdan, bitki kaplı alanlar daha iç açıcı bir görüntü sergilerken, binaların etrafındaki hava daha temiz bir hale geliyor. Yeşil çatılar, havada bulunan toz parçacıklarının filtre edilmesini sağlayarak, çevredeki toz miktarını azaltıyor. Bununla beraber yeşil çatılardaki bitkilerin nefes alma özellikleri, oksijen miktarının artmasını ve havanın temizlenmesini sağlıyor. Bu da çevrenin iklim özelliklerinin değişmesi demek; daha çok yağış alan, yazları daha serin kalan yaşanabilir ortamlar oluşuyor. Yeşil çatıların alanı toplam çatı alanının yüzde 30’una ulaştığı zaman, özellikle sıcak mevsim şartlarında çevre ısısının 3-4 derece azalması sağlanabiliyor.

Yeşil çatılar, yalıtım açısından da faydalı. Çevre gürültüsünün azalmasını sağlayan çatılar, diğer malzemelerle kaplanmış çatılardan 3 desibel daha düşük ses yansıtıyorlar. Ayrıca seçilen sisteme bağlı olarak, çatıların ısı yalıtım kapasitesini yüzde 50’ye kadar da artırabiliyor. Tüm bunların yanında çatıdaki su yalıtım malzemelerinin mekanik etkilerden, aşırı ısı farklarından ve ultraviyoleden etkilenmesini de önlüyor ve su yalıtımının ömrünü uzatıyor. Aynı zamanda yeşil çatı uygulaması yapılan binalarda atık su miktarı da azalıyor; seçilen sisteme bağlı olarak, çatıdan atılması gereken su miktarında yüzde 90’a kadar tasarruf edilebiliyor.

Uygulama Her Çatıda Yapılabiliyor

Yeşil çatıların oluşturulmasında, intensif (yoğun) ve ekstensif (seyrek) olmak üzere iki değişik yöntem kullanılıyor. İntensif yeşillendirme sisteminin kalınlığı 16 santimetre ile 30 santimetre arasında ve çatı üzerinde ağaç dahil her türlü bitki yetiştirilebiliyor. Bu sistem çatıya metrekare başına 300-400 kilo civarında yük vereceğinden, binanın statik sisteminin bu yüke dayanacak şekilde oluşturulması gerekiyor. İntensif bakım, kullanılan bitkinin gerektirdiği şekilde yapılıyor. Gürses, “Bu sistemde sulama ihtiyacı dikkate alınmalı. Bu da sulama ve gübreleme şeklinde oluyor. Büyük projelerin genellikle kendi peyzajcıları oluyor. Bitki seçimini ve bakımın nasıl yapılacağı konusunu onlar planlıyor. Kendi bahçıvanları yeşil çatılarının sürekli bakımını yapıyor. Apartmanlarda da uygun bitkilerin seçilmesi halinde bakımı apartman sakinleri yapabilir” diyor.

Ekstensif yeşillendirme sisteminde az veya hiç bakım gerektirmeyen “sedum” tipi bitkiler kullanılıyor. Bu sistem de çatıya metrekare başına 100 kilodan az yük veriyor. Bu nedenle sistem, daha önce herhangi bir malzeme kaplanmış, düz veya eğimli çatılarda kullanılıyor. Ekstensif olarak yeşillendirilen çatılar, iklim şartlarına bağlı olarak yılda en çok bir veya iki kez bakım gerektiriyor. Ekstensif sistemin kalınlığı da 9-14 santim arasında.

Pek çok faydası olan yeşil çatılar, korkulanın aksine, böcek ve karıncaları da çekmiyor. Gürses, “Karıncalar ve birçok böcek türü yuvalarını toprağın 3-6 metre altında yaptıklarından, yeşil çatılara yuvalanmaları söz konusu olamaz” diyor. Bununla beraber son yıllarda yeşil çatı uygulamalarına olan ilgiyle beraber yanlış uygulamaların da arttığını belirtiyor ve “Son yıllarda birçok yanlış uygulama yapıldığını ve hatta bunların bazı mesleki dergilerde en uygun çözüm olarak sunulduğunu görüyoruz. Hatalı yeşil çatı uygulamalarında problem bazen birkaç ayda, bazen de 1-2 senede ortaya çıkabilir. Bu nedenle tüketiciler sistemi uygulatırken, mutlaka sertifikalı malzemeler kullanılmasına dikkat etmeli, garanti istemeli. Ayrıca seçilen firmanın deneyiminin araştırılması ve ana firmanın desteğinin kapsamının bilinmesinde de fayda var” diyor.

Yeşil çatı sistemlerinin maliyeti, kök tutucu örtü dahil ve bitki hariç olmak üzere, metrekare başına 25 avrodan başlıyor. Seçilen sisteme, çatı eğimine ve bitki türüne bağlı olarak maliyet artıyor.

Sizde Fikirlerinizi Paylaşın

E-Posta adresin asla başkalarıyla paylaşılmaz. Yıldızlı alanlar zorunludur *